Bir görüşte namımı mirim, deme : "kim bu mahluk-ı acip, aya neci ?" Bulamayınca şairiyetten gıda oldum işte ben de bi meyhaneci !

Ve sonunda Kaş’tayız. Çok uzun süredir bu tatili bekliyoruz. Buraya en son 5 sene önce geldim, Aras’ın ise ilk gelişi. Gelmeden hazırlığımızı yaptık; en iyi restaurant önerileri ve hatta hangisinde neyin tadılması gerektiği, yemek sonrası nerede kokteyl içileceği ve hatta Kaş dönüşü havaalanına gitmeden hızlıca nerede karın doyurulmalı, hepsinin yer aldığı koca listemizle, Kaş’ın tüm detaylarına kağıt üzerinde hakimiz. Şimdi ise keşfetme zamanı.

Gelmeden 15 gün önce gitmeyi planladığımız tüm restaurantlara rezervasyonumuzu yaptık. Fakat hatırlayamıyoruz, ilk gün nereye gidiyorduk? Odaya giderken Üzüm Kızı’nın önünden geçeceğiz, sorup emin olalım diyoruz.

uzum-kizi-tabela

Tam gün batımında Üzüm Kızı’na giriyoruz. Henüz çalışanlardan başka kimse yok, akşam için hazırlıklar devam ediyor. “Merhaba, rezervasyonumuzu epey önce yaptırdık, bugüne mi emin değiliz, kontrol edebilir miyiz?” diyoruz. Oldukça güler yüzlü çalışanlar, “Evet, bugüne. Hatta masanız da şurası 🙂” diyerek, en önde manzaraya karşı harika 2 kişilik masayı gösteriyorlar. “Çok teşekkür ederiz, 1 saat sonra görüşmek üzere” diye çıkıyoruz.

 

Rezervasyon için telefonda, “ön tarafta güzel bir masa olmasını rica ediyorum” dediğimde “notunu alıyorum ama söz veremem” diyen telefonun öbür ucundaki çocuğu oldukça küstah bulmuştum fakat bu hissiyatım tamamen yersizmiş zira söz verip hayal kırıklığı yaşatmaktansa, yine de ricamıza kulak verip en güzel masalardan birini ayarlamışlar.

uzum-kizi-rezerve

Duş, üst değiştirme vs hazırlığından sonra Üzüm Kızı’na hazırız. Masaya oturur oturmaz servis başlıyor, fakat bu sefer alışık olduğumuz zeytinyağı ve mısır ekmeği ikilisi yerine beyaz leblebi ve kuru cacık geliyor.

uzum-kizi-cacik

Gayet sempatikmiş” derken, meze seçmeye çağırıyorlar bizi ama hemen değil. Mezeleri anlatacakları için karışıklık olmaması adına sırayla çağırıyorlar aşağı kattaki meze dolabına. Bir kaç dakika içinde sıramız geliyor, aşağıdayız. “ Öncelikle şunu söyleyelim; patlıcan salata, börülce, köpoğlu vs gibi her yerde görebileceğimiz sıradan mezeler yerine size özel olanları seçmek isteriz, onun için tüm mezeleri tek tek saymayın isterseniz..

Madem size özeller, o zaman şunları alalım:

Nuraniye: Eser miktarda patlıcan ve bol baharatlı yoğurt.

Midye pilaki: Bildiğimiz barbunya pilakinin midye ile yapılanı.

Kaş ezme: Lor ağırlıklı peynir karışımı.

meze-uzum

Mezelere ek olarak beyaz peynirli roka salatası ve bi 35’lik yeşil Efe getirirseniz çok seviniriz” diyip arkamı döndüğümde, Gözde’yi görüyorum. Görmeyeli yaklaşık 10 sene olan eski arkadaşım. Seneler önce Kaş’a yerleştiğini biliyordum ama bu akşam tadacağımız mezelerin onun elinden çıkacağını bilmiyordum! Bu güzel karşılaşma sonrasında masamıza geçiyoruz ve arkamızdan mezelerimiz geliyor. Meze porsiyonları küçük. Ama daha kalabalık gruplar için daha büyük ebatlarda meze tabakları olduğunu, yani sonrasında söyleyeceğiniz yiyeceklere ve beraber olduğunuz kalabalığa göre seçebileceğiniz 2 farklı büyüklükte meze tabağı olduğunu söylemekte fayda var.

 

Aras’ın yemekten keyif almadığı tek peynir lor olmalı. Bu yüzden “Kaş ezme” ikimizi de çok mutlu etti dersek doğru olmaz. Aralarında favorimiz Nuraniye. Şimdi sıra ara sıcakta. Aklımızdan geçen sütte dil balığı, çünkü her yerde buranın spesiyalinin bu olduğunu okuduk. Hatta öyle ki,  Google’a Üzüm Kızı yazınca “did you mean sütte dil balığı” diyecek. Bu yüzden başka bir ara sıcağa şans verelim diyerek, kalamar dolma seçiyoruz. Gelişi biraz uzun sürüyor. Bu noktada anlıyoruz ki, şu anki kalabalıklığı idare etmekte biraz güçlük çekiyor mekan. Kalamar dolmamız geliyor, içi karidesli, lezzetli fakat “Üzüm Kızı’na gelirsen bunu mutlaka denemelisin” demem. Bir sütte dil balığı değil demek ki.

 

Sonrasında masamıza epey bir süre uğrayan olmuyor, masayı toplamak da bize kalıyor. Ama keyfimizi hiç bir şey hele ki masada birikmiş 3-5 tabak asla kaçıramaz.

uzum-kizi-tabak

Gecenin sonuna doğru masamıza tekrar geldiklerinde, çok geç gelmeyeceğinin sözünü alarak fırında tahin helvası istiyoruz. Üzerinde cevizle servis ettikleri bu tatlı bi harika, işte Üzüm Kızı’ndaysan bunu mutlaka denemelisin.

uzum-kizi-tahin

Bugün Kaş’ta ilk gecemiz. Bünyeyi çok yormadan kalkma vakti. Üzüm Kızı bizi kendine hayran bırakmamış olsa da yine de huzurlu atmosferi, güzel müzikleri, beklediğimizin altında gelen hesabı ve şahane manzarası ile tavsiye etmeye değer mekanlar arasında yerini alıyor.

uzum-kizi-kalamar

Tam kapısından çıkarken duvardaki çerçeveler dikkatimizi çekiyor. Her birinde Hüseyin Rıfat’ın*, zamanında “Üzüm Kızı* adıyla ürettiği rakısının şişeleri üzerine bastırttığı şiirler yer alıyor. O harika dörtlüklerden biriyle geceyi sonlandırıyoruz:

Bir görüşte namımı mirim, deme :

“kim bu mahluk-ı acip, aya neci ?”

bulamayınca şairiyetten gıda

oldum işte ben de bi meyhaneci !

uzum-kizi-huseyinrifat

uzum-kizi-huseyinrifat

*Hüseyin Rıfat Işıl (1878- 1953), Hem eczacı hem de İzmir’in ünlü gazetecileri arasında yer alan, ayrıca şair eşrefi çevresinde de bilinen bir üne sahip, “Üzüm Kızı” adıyla kendi ürettiği rakıları gaz tenekelerinde İzmir’den Çankaya’ya Atatürk’e yolladığı söylenen güzel insan.


 

Adres

Andifli Mahallesi, İskele Geçidi Sokak, No 2/1, Kaş, Antalya, Kas, Antalya

Telefon

05301154855