Dolphin restaurant'ın güler yüzlü garsonlarına teşekkür ediyoruz!

 

Nereid’de yaşadığımız hayal kırıklığı üzerine atıyoruz kendimizi buradan dışarı. Saat epey ilerledi, bu saatte nerede yer buluruz diye etrafa bakınırken Dolphin Restaurant’ı görüyoruz.

Kaldığımız yerde kahvaltıda bize eşlik eden Emine Hanım diyor ki: “Kaş’ta ne yazık ki çoğu yer deniz mutfağında donmuş ürünler kullanıyor. Ve devamında ekliyor: “Hepsi böyle değil tabii, mesela Dolphin Restaurant sabah 03:00’te çıkıp Fethiye’ye balık pazarına gidip oradan günlük taze balık alıp geliyor.”

Siz önceden başka restaurantlara rezervasyonlarınızı  yaptırmışsınız fakat bir sonraki Kaş’a gelişinizde mutlaka gidip Dolphin’de balık deneyin.

Karnımız zil çalarken bu sözler geliyor aklımıza, bakıyoruz Aras’la birbirimize “muhtemelen yer yoktur ama bir deneyelim şansımızı” diyip karşı kaldırıma geçip mekana giriyoruz. Biz merdivenlerden inerken, dışarı çıkan bir grup var, bu sırada bizi yakalayan şef garson “Oo şanslısınız. Kalkan masamız var, sizi alalım oraya.”

Masamıza geçmemizin ardından hemen mezeleri seçmek için giriyoruz içeri. Burada, hikayesini daha sonra şef garsondan dinlediğimiz, mezeleri hazırlayan Ermeni asıllı orta yaşlı bi bayan karşılıyor bizi. Başlıyor mezeleri tek tek anlatmaya. Bu esnada onu takip edip, masa etrafında gezerken dinliyoruz mezeleri. Masa etrafında geziyoruz çünkü daha ziyade meze dolabında görmeye alışık olduğumuz mezeler, burada açık büfe formunda uzun bir masa üzerinde dizili duruyor. Saat ilerlediği için bir kısmı epey azalmış fakat tereddüt etmeden başlıyoruz seçmeye;

Patates ve havuç ile beraber kızaran patlıcanın üzerine sarımsaklı yoğurt ve kırmızı biberli kızdırılmış yağın eklenmesiyle karşımızda patlıcanın en meşhur hali, köpoğlu.

dolphin-restaurant-ko%cc%88pog%cc%86lu

Avokado Salatası: İlk defa meze olarak gördüğüm dereotu, zeytinyağ ve kırmızı biberle harmanlanmış avokado, rakıya da pek yakışmış.

dolphin-restaurant-avokado

 

Midye Saganaki: Bunu ilk defa Alexandroupoli’de yol üzerinde durduğumuz Agia Paraskevi Taverna’da deneyip hayran kalmıştık. Oradaki daha çok yumurtasız menemen usulü iken buradakinin tarzı biraz daha farklı. Dolphin’de yağda kızartılmış kaşar peynirinin altına saklanmış midye ile yaptıkları bu Yunan mezesi buradaki favorimiz oluyor.

 

dolphin-restaurant-salata

Burada meze tabakları pek tatmin edici değil, gerçi gördüğümüz kadarıyla bu ebatlar Dolphin’e özel bir durum olmaktan ziyade, Kaş standartı. Bu yüzden hala doymuş sayılmayız.

Şimdi pansiyonumuzdaki Emine Hanım’ın tüyosuna kulak verme vakti. Normalde mezeden sonra ara sıcakla yemek faslını kapatıyor olsak da burada balık tatmaya kararlıyız.

Kuzu balığı seçiyoruz. Balık sevenler bilir, bu balık istavrit, hamsi, lüfer, palamut ve hatta kalamar ve iri karides gibi deniz canlılarıyla beslenen gayet vahşi bir tür olan Akya balığının az biraz ufağı.

Fakat doğruya doğru, deniz altındaki vahşetini bi kenara bırakıp, Dolphin’in usta ellerinde pek bi’ “kuzucuk” oluyor. Hatta sempatik garsonumuzun deyimiyle “Adeta bir derya kuzusu.

dolphin-restaurant-balik

 

Kaş’ın temiz havasının verdiği leyla ruh halimize bir de yemeğin rehaveti çökünce, anlıyoruz ki bu akşamın da sonu geliyor.

Yorgunluktan bi’ 35’liği bitirememiş olsak da sevimsiz başlayan bu akşamımızı güzel sonlandırmamızı sağladığı için Dolphin restaurantın güler yüzlü garsonlarına teşekkür ediyoruz!

 

dolphin-restaurant-biz

dolphin-restaurant-2

dolphin-restaurant


 

Adres

Sandıkçı Sok. No:7 Kaş/Antalya, Türkiye

Telefon

+90 242 836 3538

+90 532 693 49 83

+90 532 215 22 29